Lefkoşa, CY
19°C
2.1 m/s
82%

Dünya Kupaları tarihinde ilk kez bir futbolcu, ağzını eliyle kapattığı için oyundan atıldı

20.06.2026 / 17:07
News Category

2026 FIFA Dünya Kupası, turnuva tarihinin en sıra dışı ve en tartışmalı anlarından birine sahne oldu. Türkiye ile Paraguay arasında oynanan grup aşaması maçında Paraguay milli takımının orta saha oyuncusu Miguel Almirón, rakiplerle yaşanan gerilimli bir anda ağzını eliyle kapatmasını yasaklayan yeni FIFA kuralını ihlal ettiği için sahadan atılan ilk futbolcu oldu.

Paraguay ikinci yarının neredeyse tamamını bir kişi eksik oynamasına rağmen, takım 1:0’lık galibiyeti korumayı başardı. Bu yenilgi Türkiye için turnuvadaki ikinci mağlubiyet oldu ve takımın play-off’a çıkma şansını kesin olarak ortadan kaldırdı.

VAR müdahalesi sonrası tarihi kırmızı kart

Skandal an, ilk yarıya eklenen dakikalarda yaşandı. Oyuncular arasındaki itiş kakış sırasında Miguel Almirón, ağzını eliyle kapatarak Türk milli takımının savunma oyuncusu Mert Müldür’e bir şey söyledi. Türk futbolcular, durumu hemen hakem Ivan Barton’un dikkatine sundu.

VAR sisteminden yapılan görüntü incelemesinin ardından hakem, Almirón’a doğrudan kırmızı kart göstermeye karar verdi. Böylece orta saha oyuncusu, FIFA’nın yeni düzenlemesi kapsamında cezalandırılan Dünya Kupaları tarihindeki ilk oyuncu oldu.

Kural turnuvadan hemen önce yürürlüğe girdi. Yeni düzenlemeye göre, bir futbolcu rakibi, hakem ya da resmi görevliyle yaşanan bir çatışma sırasında ağzını kasıtlı olarak eliyle, kolluğu içindeki eliyle ya da formasıyla kapatırsa oyundan atılabilir. FIFA, bu tür hareketlerin hakaret içeren, ayrımcı ya da kışkırtıcı sözleri gizlemek için kullanıldığını belirtiyor.

64. saniyedeki gol maçın kaderini belirledi

İronik bir şekilde, karşılaşmanın kahramanı Almirón değil, orta saha oyuncusu Matías Galarza oldu.

Maçın henüz 64. saniyesinde yaklaşık 25 metreden yaptığı güçlü vuruşla topu Türkiye’nin ağlarına gönderdi. Bu gol, 2026 Dünya Kupası’nın en hızlı golü oldu ve sonunda galibiyeti getiren gol olarak kayıtlara geçti.

Almirón’un oyundan atılmasının ardından Türk milli takımı sayısal üstünlüğü elde etti ve oyunun kontrolünü neredeyse tamamen eline aldı. İkinci yarı boyunca Türkiye’nin topa sahip olma oranı yüzde 80’e yaklaşırken, şut sayısı da otuzun üzerine çıktı. Ancak Vincenzo Montella’nın ekibi, sayısız fırsattan hiçbirini gole çevirmeyi başaramadı.

Paraguaylılar ise sıkı bir savunma kurarak minimum farkı son düdüğe kadar korumayı bildi.

Türkiye turnuvaya veda eden ilk favorilerden oldu

Türk milli takımı için bu yenilgi yıkıcı oldu. İlk maçtaki başarısızlığın ve Paraguay karşısındaki mağlubiyetin ardından ekip, D Grubu’ndan çıkma şansını matematiksel olarak da kaybetti.

Turnuvadan eleniş, oynanan futbolun kalitesiyle kıyaslandığında özellikle acı verici görünüyor. Türkiye her iki maçta da çok sayıda pozisyon üretti, kaleye sık sık şut çekti ve oyunun kontrolünü elinde tuttu; ancak bitiricilikte ciddi sorunlar yaşadı. Paraguay maçında bu problem özellikle belirginleşti: kaleye gönderilen 30’dan fazla şut gol getirmedi.

Maçın ardından Türkiye Teknik Direktörü Vincenzo Montella, takımın elinden geleni yaptığını, ancak futbolun hatalarına acımasız davrandığını kabul etti.

“Vinícius yasası”

Yeni kurala şimdiden gayriresmî olarak “Vinícius yasası” adı verildi.

Bu kuralın ortaya çıkışı, Şampiyonlar Ligi’ndeki bir skandalla bağlantılı. Benfica oyuncusu Gianluca Prestianni, Madrid’in Real Madrid oyuncusu Vinícius Júnior ile yaşadığı bir tartışmanın ardından soruşturmanın odağında yer aldı. Brezilyalı futbolcu kendisine hakaret edildiğini iddia etti, ancak söz konusu konuşmanın tam içeriğini belirlemek son derece zordu; çünkü iddia edilen ihlali yapan kişi konuşma sırasında ağzını kapatıyordu.

Bunun ardından FIFA ve IFAB, tartışmalı bir durum sırasında gerçekleşmesi halinde, konuşmayı gizleme eylemini başlı başına potansiyel bir ihlal olarak kabul edecek şekilde kuralları sıkılaştırma kararı aldı.

Tartışmalar yeni başlıyor

Yeni kuralın ilk uygulanışı, taraftarlar, gazeteciler ve eski futbolcular arasında büyük yankı uyandırdı. Birçok kişi, FIFA’nın sahadaki gizli hakaretler ve ayrımcılıkla mücadelede bir başka araç kazandığını düşünüyor.

Diğerleri ise bu tür düzenlemelerin VAR’ın duygusal oyun anlarına aşırı müdahalesine yol açabileceğinden ve kuralların yorumlanması etrafında yeni tartışmalar doğurabileceğinden endişe ediyor.

Bir şey kesin: 2026 Dünya Kupası şimdiden tarihe geçti. Ve bu, güzel bir gol ya da sürpriz bir zafer sayesinde değil, birkaç ay öncesine kadar kimsenin ihlal saymayacağı bir hareket yüzünden oldu.

Yorumlar (0)