Kıbrıs’ta sömürge döneminden kalma yasa reforme ediliyor
Kıbrıs Cumhuriyeti Mevzuat Komiseri Sofia Kleopa Hadjikiriaku, ölümlerin soruşturulmasına ilişkin eski sömürge yasasını tamamen yürürlükten kaldıracak yeni yasa tasarısının hazırlığında son aşamaya gelindiğini açıkladı. Yürürlükteki düzenleme 1936 yılında kabul edildi ve o tarihten bu yana neredeyse hiç değişmedi. Kapsamlı hukuki reformun başlıca tetikleyicisi, yaklaşık iki yıldır hastane morgunda defnedilmeden bekletilen üç aylık bir bebeğin naaşıyla ilgili büyük yankı uyandıran vaka oldu.
Üç aylık bebeğin naaşının iki yıldır morgda kalmasının nedenleri:
Üç aylık bebek yaklaşık iki yıl önce hayatını kaybetti ve bu süre boyunca naaşı soğuk odada muhafaza ediliyor. Durum şu etkenlerden kaynaklanıyor:
— Akraba bulunmaması. Komiser, soruşturmacının çoktan resmi gömme talimatını verdiğini açıkladı. Sorun bürokratik ya da yargısal gecikmelerde değil, çocuğun naaşını almaya kimsenin gelmemesinde yatıyor.
— Ebeveynler hakkında süren dava. Şu anda hayatını kaybeden bebeğin ebeveynleri hakkında yargılama devam ediyor. Kıbrıs Adli Tıp Hizmeti, naaşın teslimini yanlışlıkla nihai kararın verilmesine bağladı. Sofia Hadjikiriaku bunu bir yanlış anlaşılma olarak nitelendirerek, ceza davası sonuçlanmamış olsa bile defin işleminin yasal olarak mümkün olduğunu vurguladı.
Sahipsiz naaşlar sorunlarının boyutu:
Bebek vakası, kamu sağlık kurumlarında sistemsel bir krizi ortaya çıkardı. Hastane morglarında çok sayıda başka naaş birikmiş durumda. Bunlar iki kategoriye ayrılıyor:
— Ölen kişilerin kimliği belirlenememiş.
— Kimlikleri biliniyor, ancak yakınları cenaze düzenlenmesiyle hiç ilgilenmemiş.
Bu tür naaşlar yıllarca morglarda kalabiliyor, çünkü devlet kurumlarının zorunlu defin için şimdiye kadar açık hukuki dayanakları yoktu. Kimlik doğrulandığında ve izinler verildiğinde, Kamu Sağlık Hizmetleri Kurumu (ΟΚΥΠΥ) masrafları üstleniyor ve yerel metropolitlikler aracılığıyla cenazeleri gerçekleştiriyor, ancak süreç sıkı yasal düzenleme gerektiriyor.
Yeni yasa kapsamındaki temel değişiklikler:
Hazırlanan reform, bugün hâlâ sömürge dönemine ait terminoloji ve görev unvanları içeren (günümüzde artık var olmayan kurumlara yapılan atıflar dâhil) anakronik sistemi modernleştirmeyi amaçlıyor. Tasarı şunları öngörüyor:
— Tüm ilgili süreçlerin tam dijital dönüşümü.
— Adli tıp uzmanlarının çalışması için sıkı uluslararası protokollerin uygulanması.
— Polis, Adli Tıp Hizmeti ve ölüm vakalarından sorumlu soruşturmacılar arasında yetki ve sorumluluk alanlarının net biçimde ayrılması.
Otopsi kurallarının sıkılaştırılması:
Yeni yasa, yakınların talebi üzerine otopsi kararı verilmesine ilişkin kuralları kökten değiştirecek. Yürürlükteki eski yasaya göre, aile üyeleri doğal ölüm açık olsa bile otopsi yapılmasında ısrar etme hakkına sahip. Komiser, örnek olarak 98 yaşında, yaşlılıktan ölen bir kişi için, yakınlarının olası kalıtsal hastalıkları kontrol etmek amacıyla otopsi talep ettiği bir vakayı aktardı. Yeni yasa tasarısı, bu tür işlemler için katı ve gerekçelendirilmiş kriterler getirecek; bu da adli tıp hizmetlerinin yükünü hafifletecek ve belgelerin düzenlenmesini hızlandıracak.
You may also be interested in:
- Paphos bölgesinde yarış motosikleti kullanan 16 yaşındaki genç hayatını kaybetti
- Germasogeia’da yaklaşık on kişi kuryeye saldırdı, dört kişi gözaltına alındı
- Limassol'da yeni bir gökdelen dalgası başlıyor; en yüksek yapı 181 metrelik AURA olacak
- Kıbrıs’ta turizmde yıl sonuna kadar yaklaşık %5 düşüş bekleniyor
- DİKO lideri, Great Sea Interconnector projesi nedeniyle Kıbrıs Maliye Bakanı’nın istifasını istedi


Yorumlar (0)