Lefkoşa, CY
18°C
2.6 m/s
88%

Yeni kariyer trendi — insanlar iş yerinde terfileri topluca reddediyor

20.06.2026 / 14:09
News Category

Uzun süre boyunca kariyer başarısı basitçe şöyle ölçülüyordu: daha yüksek unvan, daha yüksek maaş, daha fazla ast. Ancak 2026 yılında giderek daha fazla insan, daha sakin bir yaşam uğruna terfileri ve yönetici pozisyonlarını bilinçli olarak reddediyor. Bu yeni trend job-dropping adını aldı — stresi azaltmak ve ruh sağlığını korumak için kariyer merdiveninde gönüllü bir adım geri atmak.

Statüden huzura

Eskiden popüler olan «job hopping»ten — gelir artışı için sık sık iş değiştirmekten — farklı olarak, «job-dropping» daha az sorumluluk gerektiren bir pozisyonu bilinçli biçimde seçmek anlamına geliyor. İnsanlar daha fazla boş zaman, esnek çalışma düzeni ve duygusal huzur elde etmek için prestijden ve maaşlarının bir kısmından vazgeçmeye hazır.

Uzmanlar, birçok çalışanın pandemi sonrası yaşam önceliklerini yeniden değerlendirmeye başladığını belirtiyor. Daha önce terfi koşulsuz bir zafer sayılırken, bugün giderek daha fazla çalışan şu soruyu soruyor: Yeni pozisyon sürekli stres, fazla mesai ve aileye zaman ayıramama pahasına buna değiyor mu?

Ebeveynler trendin başlıca destekçileri oluyor

Bu olgu özellikle ebeveynler arasında belirgin. Kickresume platformunun araştırmasına göre, çocuk sahibi çalışanların neredeyse üçte biri, çocukları olduktan sonra daha az stresli bir iş aramaya başladıklarını itiraf etti. Bu oran anneler arasında %40, babalar arasında ise %24 oldu.

Birçok ebeveyn için kariyer yarışından vazgeçmek, hırs kaybı değil; işi kendi yaşam değerleriyle uyumlu hale getirme girişimi. Bir sonraki terfi yerine, aileleriyle daha fazla zaman geçirme ve sürekli tükenmişlik modunda yaşamama imkânını seçiyorlar.

Tükenmişlik çok pahalı bir bedel haline geliyor

Bu trend, artan mesleki tükenmişlikle de besleniyor. Araştırmalar, çalışanın pozisyonu ne kadar yüksekse, ruh sağlığı üzerinde olumsuz etkilerle o kadar sık karşılaştığını gösteriyor. Çalışanların %70’inden fazlası, ruhsal iyilik hallerini korumak için ya işlerinden ayrıldıklarını ya da bunu ciddi biçimde düşündüklerini söyledi.

Yönetici pozisyonları giderek yalnızca yüksek maaşla değil, aynı zamanda kronik stres, başkalarından sorumlu olma ve duygusal tükenmişlikle ilişkilendiriliyor. Liderlik araştırmalarına göre, yöneticilerin yaklaşık %71’i terfiden sonra stres düzeylerinin belirgin biçimde arttığını kabul ediyor.

Başarıya dair yeni bir anlayış

Muhtemelen araştırmanın en çarpıcı sonucu, katılımcıların %70’inin daha yüksek maaş yerine ruh sağlığını destekleyen iyi programları tercih edeceklerini söylemesi oldu. Bu, kariyere bakışta ciddi bir değişime işaret ediyor.

Bugün başarı, giderek daha az kartvizitteki unvanla, daha çok yaşam kalitesiyle tanımlanıyor. Kimileri için bu hâlâ büyük bir şirketi yönetmek demek, kimileri içinse akşam laptopu kapatıp yakınlarıyla huzur içinde vakit geçirebilmek.

İşte bu nedenle uzmanlar, «job-dropping»in geçici bir moda değil, daha geniş bir kültürel dönüşümün başlangıcı olduğunu düşünüyor. İnsanlar giderek daha sık, en yüksek kariyer sıçramasını değil, iş ile yaşam arasındaki dengeyi seçiyor. Ve birçokları için bu, çok daha kârlı bir anlaşma oluyor.

Yorumlar (0)