İşten çıkarılmayı beklemeyin: bir iş koçu, yapay zekâ işinizi elinizden almadan önce önümüzdeki 30 gün içinde ne yapmanız gerektiğini açıkladı
Yapay zekânın milyonlarca iş yerini elinden alacağına dair konuşmalar artık uzun zamandır bilimkurgu senaryosu olmaktan çıktı. Büyük şirketler personel azaltırken bunu giderek daha sık otomasyona bağlıyor; üretken yapay zekâ da kısa süre önce insanların yaptığı görevleri yavaş yavaş üstleniyor.
Bu tablo karşısında icra koçu ve kariyer danışmanı Andrea Wasserman, işi yapay zekâ yüzünden kaybetmekten endişe edenler için pratik bir rehber yayımladı. Onun önerisi, “sinir ağlarını öğrenin” tarzındaki alışılagelmiş tavsiyelerin yerine, yalnızca bir ayda uygulanabilecek somut bir eylem planı sunmak.
Panik yapmak en kötü stratejidir
Wasserman’a göre çoğu çalışan yanlış soruyu soruyor: “Yapay zekâ benim yerime geçecek mi?”
Kendinize başka türlü sormak çok daha faydalı:
“İşimdeki hangi görevler şimdiden otomatikleştirilebilir?”
Meslekler bütünüyle nadiren ortadan kalkar. Yapay zekâ çoğu zaman rutin işleri üstlenir: taslak hazırlama, veri analizi, rapor yazımı, bilgi işleme, mektup ve sunum hazırlama. Buna karşılık karar alma, müzakere, insan yönetimi, stratejik düşünme ve sonuçtan sorumluluk hâlâ insanın alanında kalır.
1. Mesleğinizin zayıf noktalarını bulun
İlk adım, kendi işinizi görevler bazında dürüstçe incelemektir.
İki liste oluşturun:
otomatikleştirilebilecek süreçler;
insan deneyimi olmadan şimdilik yapılamayacak görevler.
Özellikle ikinci kategori daha güçlü geliştirilmelidir; birinci kategori ise yapay zekâ yardımıyla daha hızlı yerine getirilmeyi öğrenmelidir.
Uzmanlar, işverenlerin artık giderek daha fazla, tamamlanan işin hacmini değil, çalışanın verimliliği artırmak için modern araçları kullanma becerisini değerlendirdiğini belirtiyor.
2. İşten çıkarılma konuşmasını beklemeyin
Wasserman, yapay zekânın kullanımını yöneticinizle kendiniz konuşmaya başlamanızı tavsiye ediyor.
Şunu sormak doğru olmaz:
“Beni bir sinir ağıyla değiştirmeyi mi planlıyorsunuz?”
Bunun yerine yapay zekânın çalışan sayısını azaltmadan tüm ekibin işini nasıl hızlandırabileceğine dair fikirler önermek daha iyidir.
Bu yaklaşım inisiyatif gösterir ve sizi değiştirilebilecek bir çalışan olmaktan, şirketin yeni teknolojileri hayata geçirmesine yardımcı olan birine dönüştürür.
3. Şirkete tam olarak para kazandıran kişinin siz olduğunuzu kanıtlayın
Yazının temel fikirlerinden biri, çalışanların kendi işlerini iş sonuçlarıyla ilişkilendirmeyi öğrenmesi gerektiğidir.
Eğer pazarlamacıysanız, eylemlerinizin satışlara etkisini gösterin.
Eğer analistseniz, vardığınız sonuçlar sayesinde hangi kararların alındığını açıklayın.
Eğer yöneticiseniz, işinizin müşterileri elde tutmaya ya da maliyetleri azaltmaya nasıl yardımcı olduğunu gösterin.
İş için katkınız ne kadar belirginse, sizi bir algoritmayla değiştirmek o kadar zor olur.
4. Yapay zekâyı başkalarından önce kullanın
En pratik tavsiye, bugünden itibaren denemeye başlamaktır.
Örneğin:
ChatGPT’den bir raporun ilk taslağını hazırlamasını istemek;
sonucu kendi çalışmanızla karşılaştırmak;
tekrarlanan görevleri otomatikleştirmek;
tüm ekibin zaman kazanmasını sağlayan sorgu şablonları (promptlar) oluşturmak.
Ancak önemli olan yalnızca sinir ağını kullanmak değil, yönetime somut sonucu göstermektir:
ne kadar zaman tasarrufu sağlandığı;
işin kalitesinin ne kadar arttığı;
bunun hangi yeni fırsatları açtığı.
Bugün işverenler için en değerli çalışanlar tam da bu kişiler oluyor.
5. Korkunun işi felç etmesine izin vermeyin
Kitlesel işten çıkarmalarla ilgili haber akışı gerçekten kaygı yaratabilir.
Ancak Wasserman, tek başına endişenin hiçbir şeyi değiştirmediğini vurguluyor.
Bu zamanı yeni araçları öğrenmeye, yapay zekâyı test etmeye ve henüz tamamen otomatikleştirilemeyen becerileri geliştirmeye ayırmak çok daha faydalıdır: iletişim, liderlik, eleştirel düşünme ve karar alma.
Diğer uzmanlar ne diyor
Uzmanların görüşleri yalnızca değişimin hızı konusunda ayrışıyor, yön konusunda değil.
Goldman Sachs’ın baş ekonomisti Joseph Briggs, yapay zekânın ABD’de yaygınlaşmasıyla birlikte yaklaşık 15 milyon iş yerinin yer değiştirebileceğini düşünüyor. Aynı zamanda, teknolojik devrimlerin tarih boyunca eski meslekleri ortadan kaldırırken yeni meslekler de yarattığını vurguluyor.
McKinsey uzmanları da dahil olmak üzere diğer araştırmacılar, bugün yapay zekânın esas olarak mesleklerin tamamını değil, tek tek görevleri otomatikleştirdiğini belirtiyor. Bu da asıl rekabet avantajının sinir ağlarından vazgeçmek değil, onları herkesten daha iyi kullanabilmek olduğu anlamına geliyor.
Sonuç
Andrea Wasserman’ın ana fikri basit: Yapay zekâ mesleğinizi mutlaka değiştirmeyecek, ama neredeyse kesin olarak dönüştürecek.
Yeni çağın kazananları teknolojiye direnenler ya da sinir ağlarına tamamen bel bağlayanlar olmayacak; yapay zekâyı insan becerileriyle — deneyim, sorumluluk, yaratıcılık ve karar verme yetisiyle — birleştirmeyi bilen çalışanlar olacak.
Birkaç yıl öncesine kadar yapay zekâ yüzünden iş kaybetmemek için verilen tavsiyeler muhtemelen bilimkurgu gibi gelirdi. Bugünse bu, dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca ofis çalışanı için oldukça pratik bir rehber.
You may also be interested in:
- Paphos bölgesinde yarış motosikleti kullanan 16 yaşındaki genç hayatını kaybetti
- Germasogeia’da yaklaşık on kişi kuryeye saldırdı, dört kişi gözaltına alındı
- Limassol'da yeni bir gökdelen dalgası başlıyor; en yüksek yapı 181 metrelik AURA olacak
- Kıbrıs’ta turizmde yıl sonuna kadar yaklaşık %5 düşüş bekleniyor
- DİKO lideri, Great Sea Interconnector projesi nedeniyle Kıbrıs Maliye Bakanı’nın istifasını istedi


Yorumlar (0)