Lefkoşa, CY
22°C
1.5 m/s
73%

Bir kadın galeriden 2,4 milyon liraya aldığı yeni otomobilin "hasarlı" olduğunu öğrendi

18.08.2026 / 15:26
News Category

Türkiye'nin Yalova ilinde yaşayan avukat Gizem Gülşen Güneşti, 2 milyon 385 bin Türk lirası karşılığında yeni bir otomobil satın aldı ve aracı teslim aldıktan hemen sonra bağımsız ekspertiz yaptırmaya karar verdi. Sonuç beklenmedik çıktı: Uzmanlar, ön kaputun sökülüp yeniden takıldığına dair izler tespit etti; ayrıca kaputtaki boya kalınlığı, gövdenin diğer parçalarındaki değerlerden belirgin şekilde farklıydı.

Alıcı şimdi otomobilin tartışmalı özellikler taşımayan başka bir araçla değiştirilmesini talep ediyor. Galeri ise tespit edilen izlerin üretim hatasına veya otomobildeki başka bir kusura işaret etmediğini savunuyor.

Alıcı neden başka bir otomobili reddetti

Güneşti, Milliyet'e yaptığı açıklamada, satın almadan önce başka bir galeriye de başvurduğunu söyledi. Burada kendisine, satıcının verdiği bilgilere göre arka çamurluğunda fabrika boyası bulunan bir otomobil teklif edildi.

Alıcı, benzer özellikler taşımayan bir otomobil almak istediği için bu seçeneği reddetti. Kendi ifadesine göre galeriye özellikle "kusursuz" bir otomobil istediğini vurguladı.

Sonunda 2 milyon 385 bin lira değerindeki başka bir otomobili seçti. Karşılaştırma yapmak gerekirse, daha önce kendisine 2 milyon 320 bin liralık bir araç teklif edilmişti — yani aradaki fark 65 bin liraydı. Güneşti, tam olarak taleplerini karşılayan bir otomobil için daha fazla ödemeye hazır olduğunu belirtiyor.

Ekspertiz durumu değiştirdi

Otomobili teslim aldıktan hemen sonra alıcı aracı ekspertize götürdü.

Dayanak gösterdiği raporda kaput orijinal olarak belirtilirken uzmanlar, söz konusu parçanın sökülüp yeniden takılması anlamına gelen sök-tak işlemine dair izler tespit etti.

Ekspertiz ayrıca boya kalınlığında farklılıklar olduğunu ortaya koydu. Kaputta ölçüm yaklaşık 140–160 mikron çıkarken, otomobilin diğer bölümlerinde bu değer 75–90 mikron aralığındaydı.

Raporda ayrıca kaput bağlantı noktalarında işlem izleri ve bağlantı elemanlarının bulunduğu bölgede boya uygulaması tespit edildiği belirtildi.

Şunu vurgulamak önemlidir: Bu veriler tek başına otomobilin bir kazada hasar gördüğünü veya kaporta onarımı geçirdiğini kanıtlamaz. Ekspertiz, kaynağı alıcı ile galeri arasında anlaşmazlık konusu olan teknik özellikleri ortaya çıkardı.

Hikâyeyi ilk bakışta göründüğünden daha karmaşık hâle getiren de tam olarak bu ayrıntıdır.

Galeri: Bu durum taşıma sırasında meydana gelmiş olabilir

Galeri temsilcileri, alıcının yorumuna katılmadı.

Onlara göre kaput bağlantılarındaki izler, otomobilin taşınması veya müşteriye teslim edilmek üzere hazırlanması sırasında yapılan ayar işlemleri sonucunda ortaya çıkmış olabilir. Bu nedenle şirket, kaputun sökülüp daha sonra yeniden takılmış olmasının tek başına üretim hatası ya da hukuken önem taşıyan başka bir kusur anlamına gelmediğini savunuyor.

Galerinin boya kalınlığı konusunda da bir argümanı bulunuyor.

Şirket, üreticinin dış gövde panellerindeki kaplama kalınlığının üretim standartlarına bağlı olarak 50 ila 300 mikron arasında olabileceğine ilişkin resmî bilgisine atıfta bulunuyor.

Ortaya önemli bir teknik çelişki çıkıyor: 140–160 mikronluk değer, gerçekten de söz konusu otomobilin diğer parçalarının çoğundaki ölçümlerden daha yüksek; ancak aynı zamanda üreticinin belirttiği aralığın içinde kalıyor.

Bu nedenle, "kaputta 150 mikron ölçüldü — demek ki yeniden boyandı" şeklindeki bir çıkarım hatalı olur.

Onarım yapıldığının tespiti için yalnızca boya kalınlığı ölçerinin göstergesine değil, tüm bulguların birlikte değerlendirilmesine ihtiyaç vardır.

Alıcı tam olarak ne istiyor

Güneşti, ekspertiz raporunu aldıktan sonra otomobili Bursa'daki galeriye iade ederek değiştirilmesini talep etti.

Kendi açıklamasına göre galeri temsilcileri başlangıçta tespit edilen özelliklerden kendilerinin de haberdar olmadığını söyledi. Ancak taraflar anlaşmaya varamadı.

Alıcı, kusurun mevcut olduğunu düşündüğünü doğrulayan iki ekspertiz raporu ve bir uzmanın görüşüne sahip olduğunu belirtiyor. Ayrıca taraflar arabuluculuk sürecinden geçti, ancak anlaşma sağlanamadı.

Güneşti şimdi otomobilin, tartışmalı özellikleri bulunmayan benzer bir araçla değiştirilmesini talep ediyor.

Gövdenin küçük bir ayrıntısı araç sahibi için neden önemli

Teknik açıdan bakıldığında otomobil tamamen sorunsuz durumda olabilir.

Kaput orijinal olabilir, otomobil normal şekilde kullanılabilir ve tespit edilen değerler güvenliği ya da sürüş özelliklerini etkilemeyebilir.

Ancak yeni bir otomobil sahibi açısından bir başka etken daha vardır — ikinci el piyasasındaki değer.

Kullanılmış otomobil alıcısı genellikle gövdenin geçmişine dikkat eder. Kontrol sırasında parçaların söküldüğüne, boyandığına veya onarıldığına dair izler tespit edilirse bu durum pazarlık konusu olabilir ya da alıcının satın almaktan tamamen vazgeçmesine yol açabilir.

Güneşti'nin korktuğu şey de tam olarak bu.

Güneşti, bir yıl sonra otomobili satarken bir sonraki sahibine ön kaputta neden sökülme izleri bulunduğunu ve kaplama kalınlığı değerlerinin diğer gövde parçalarından neden farklı olduğunu açıklamak istemediğini söyledi. Ona göre, bu tür sorunlardan kaçınma isteği başlangıçta yeni bir otomobil almaya karar vermesinin nedenlerinden biriydi.

Türk mevzuatı ne diyor

Türkiye'de otomobil alıcısı ile satıcı arasındaki ilişkiler, diğer düzenlemelerin yanı sıra 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun tarafından düzenleniyor.

Ayıplı mal bulunması hâlinde mevzuat, tüketiciye seçimlik haklar olarak adlandırılan bir dizi hak tanıyor. Koşullara bağlı olarak alıcı, ayıbın giderilmesini, bedel indirimini, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesini talep edebilir veya kanunda öngörülen durumlarda sözleşmeden dönme hakkını kullanabilir.

Ancak burada temel nokta, böyle bir hakkın somut olaya uygulanabilmesi için gerekçelendirilmesi gerektiğidir.

Bu durumda, tespit edilen özelliklerin gerçekten otomobilde bir kusur teşkil edip etmediği, otomobil alıcıya teslim edilmeden önce mevcut olup olmadıkları ve aracın özellikleri ile değerini ne ölçüde etkiledikleri belirlenmelidir.

Bu nedenle ekspertiz raporu burada kilit bir rol oynuyor.

Boya kalınlığı tek başına kaza kanıtı değildir

Bu hikâye, yeni otomobilleri boya kalınlığı ölçerle kontrol eden alıcılar açısından özellikle dikkat çekici.

Mikron cinsinden tek bir ölçüm, gövdenin geçmişini otomatik olarak belirlemeye yetmez.

Kaplama kalınlığı üretim teknolojisine, panelin türüne, katman sayısına ve gövdenin ölçüm yapılan bölümüne bağlıdır. Aynı otomobilde bile değerler farklılık gösterebilir.

İncelenen olayda dikkat çeken yalnızca 140–160 mikronluk değer değildi; bu ölçümün kaput bağlantılarında işlem izleriyle birlikte görülmesi de önem taşıyordu. Alıcının itirazlarının temelini oluşturan şey, tam olarak bu koşulların bir arada bulunmasıydı.

Bu nedenle otomobil ekspertizi, basitçe "hangi bölümde daha fazla mikron var" sorusuna değil, daha karmaşık bir soruya yanıt vermelidir: Belirli bir parça neden diğerlerinden farklı ve o parçanın durumuna müdahale edildiğine dair izler var mı?

Benzer bir uyuşmazlık daha önce Yargıtay tarafından incelenmişti

Türkiye'de yeni bir otomobilin boyalı parçalarıyla ilgili bir uyuşmazlığın daha önce Yargıtay tarafından da incelendiğini belirtmek gerekir.

Başka bir davada alıcı sıfır kilometre bir otomobil satın aldı ve daha sonra yaptırdığı ekspertizde bazı gövde parçalarının boyalı olduğunu öğrendi. Yerel mahkeme başlangıçta otomobilin ayıpsız misliyle değiştirilmesine karar verdi.

Ancak Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, Temmuz 2026'da otomobilin değiştirilmesini olayın koşullarına göre orantısız buldu. Yayımlanan bilgilere göre tespit edilen kusurlar güvenliği, konforu veya otomobilin amacına uygun kullanımını etkilemiyordu; ancak aracın ikinci el piyasa değerinin düşmesine yol açabilirdi.

Bu nedenle mahkeme, otomobilin tamamen değiştirilmesi yerine değer kaybının tazmin edilmesi konusunun değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.

Ancak iki davayı birbirine karıştırmamak önemlidir. Yargıtay'ın bu kararı farklı bir otomobil ve farklı bir yargı süreciyle ilgilidir. Bu karar, mevcut alıcının otomobilin değiştirilmesini isteme hakkını otomatik olarak elde edeceği veya edemeyeceği anlamına gelmez.

Bununla birlikte karar, Türk yargı uygulamasındaki yaklaşımı gösteriyor: Bir kusur otomobilin güvenliğini ve kullanımını etkilemiyor, ancak piyasa değerini düşürüyorsa mahkeme aracın tamamen değiştirilmesi yerine parasal tazminat konusunu değerlendirebilir.

Mevcut uyuşmazlık nasıl sonuçlanabilir

Güneşti'nin davasında henüz kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmuyor.

Bir yandan alıcı, benzer özellikleri bulunmayan bir otomobil için bilinçli olarak daha fazla ödeme yaptığını ve bu özellikleri aracı teslim aldıktan hemen sonra tespit ettiğini söylüyor.

Diğer yandan galeri, tespit edilen izlerin taşıma ve ayar işlemleriyle bağlantılı olabileceğini, boya kalınlığının ise üreticinin belirlediği aralıkta bulunduğunu savunuyor.

Bu nedenle nihai değerlendirme, boya kalınlığına ilişkin tek bir ölçüme değil, tespit edilen özelliklerin kaynağının ve otomobil üzerindeki etkisinin uzmanlarca belirlenmesine bağlı olacak.

Bu hikâye ayrıca yeni otomobil piyasasına ilişkin önemli bir ayrıntıyı da gösteriyor: "Sıfır kilometre" ifadesi, otomobilin alıcı tarafından kullanılmadığı anlamına gelir; ancak tek başına gövdeye ilişkin bir teknik ekspertiz niteliği taşımaz.

Pahalı bir otomobil satın alırken, kesin teslimden önce aracı dikkatle incelemek, belgeleri saklamak ve galerinin otomobilin durumuyla ilgili tüm beyanlarını kayıt altına almak faydalı olacaktır. Satın alma sonrasında tartışmalı izler tespit edilirse bağımsız ekspertiz, ileride yaşanabilecek bir tüketici uyuşmazlığında en önemli delillerden biri olabilir.

Şimdilik alıcıya "hasarlı" veya daha önce onarılmış bir otomobil satıldığını söylemek mümkün değil. Bugün itibarıyla yalnızca ekspertiz raporlarında kaputla ilgili bazı özelliklerin tespit edildiği doğrulanmış durumda; taraflar ise bunların kaynağını farklı şekilde açıklıyor. Bu durumun nihai hukuki değerlendirmesini ilgili makam veya mahkeme yapmalıdır.

Yorumlar (0)