Lefkoşa, CY
20°C
2.1 m/s
73%

Kıbrıs kıyılarındaki balıklar mikroplastikle kirlenmiş çıktı

12.06.2026 / 17:48
News Category

Akdeniz, milyonlarca insanı besleyen ve Kıbrıs’ın başlıca doğal güzelliklerinden biri olmaya devam eden bir deniz olmasına rağmen, plastik kirliliğinden giderek daha fazla zarar görüyor. Yeni bilimsel araştırmalar endişe verici bir eğilimi ortaya koydu: mikroplastik parçacıkları yalnızca deniz suyunda değil, adanın sakinlerinin düzenli olarak tükettiği balıklarda da tespit ediliyor. Bilim insanları, sorunun artık yalnızca çevresel bir mesele olmaktan çıktığını; doğrudan gıda güvenliği ve insan sağlığıyla bağlantılı hale geldiğini belirtiyor.

Mikroplastik nedir ve neden tehlikelidir?

Mikroplastik, boyutu beş milimetreden küçük plastik parçacıklarına verilen addır. Bunlar şişelerin, poşetlerin, balık ağlarının, otomobil lastiklerinin, sentetik kıyafetlerin ve diğer plastik ürünlerin parçalanması sonucu oluşur. Denize karışan bu parçacıklar neredeyse hiç çözünmez ve zamanla deniz ortamında birikir.

Akdeniz, dünyanın plastik açısından en kirli su alanlarından biri olarak kabul ediliyor. Havzanın kapalı yapısı ve kıyılardaki yüksek nüfus yoğunluğu nedeniyle plastik burada açık okyanusa kıyasla çok daha uzun süre kalıyor. Araştırmacılar, Akdeniz’in bazı bölgelerini şimdiden gerçek bir «mikroplastik çorbası» olarak nitelendiriyor.

Kıbrıs kıyılarında ne bulundu?

En büyük yankıyı Marine Pollution Bulletin dergisinde yayımlanan bir araştırma uyandırdı. Bilim insanları Kıbrıs’ın kuzey kıyısının çeşitli bölgelerinde deniz suyunu, dip tortularını ve balıkları inceledi. Sonuçlar oldukça endişe vericiydi.

Uzmanlar, balıklardaki en yüksek mikroplastik yoğunluğunun Girne ve Mağusa bölgelerinde kaydedildiğini tespit etti. Araştırmacılar, tam da bu bölgelerde deniz canlılarının sindirim sisteminde en fazla sayıda yutulmuş plastik parçacığı buldu.

Özellikle Avrupa mezgiti (bakalyaros), aslan balığı ve yuvarlak karınlı hamsi gibi türler kirlenmiş durumda çıktı. Üstelik plastik parçacıkları yalnızca sindirim sisteminde değil, bazı balık ve vatoz türlerinin kas dokusunda da tespit edildi.

Analiz, bulunan mikroplastiklerin büyük bölümünü, poşet, ambalaj ve tek kullanımlık ürünlerin üretiminde kullanılan polietilen ve polipropilenin oluşturduğunu gösterdi.

Kirlenme adanın tamamına yayılıyor

Sorun yalnızca kıyının belirli bölgeleriyle sınırlı değil. 2026 yılında yayımlanan yeni bir araştırma, Kıbrıs Cumhuriyeti kıyı şeridindeki plastik kirliliğine ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yaptı. Bilim insanları, ada plajlarında metrekare başına ortalama yaklaşık 336 mikroplastik parçacığı tespit etti. Araştırma, kirliliğin dağılımının deniz akıntılarına, kıyı şekline ve hava koşullarına bağlı olduğunu gösterdi.

Araştırmacılara göre çöpün bir kısmı karadan geliyor, ancak önemli bir bölümü Akdeniz’in diğer bölgelerinden deniz akıntılarıyla taşınıyor. Bu da ülke içindeki etkili önlemlerin, uluslararası iş birliği olmadan sorunu tamamen çözemeyeceği anlamına geliyor.

Mikroplastik çoktan gıda zincirine girdi

Henüz 2021 yılında Balıkçılık ve Deniz Araştırmaları Dairesi uzmanları, Doğu Akdeniz’de zooplanktonda mikroplastik bulunduğunu kaydetmişti. Bu özellikle önem taşıyor, çünkü zooplankton deniz besin zincirinin temelini oluşturuyor. Plastik en küçük deniz canlılarının organizmasına girdiğinde, ardından balıklara, yumuşakçalara ve denizin diğer sakinlerine geçiyor.

Ek bir endişe kaynağı da mikroplastiklerin bakterileri, kimyasal kirleticileri ve hatta potansiyel olarak tehlikeli mikroorganizmaları taşıyabilmesini gösteren araştırmalar. Bilim insanları plastik parçacıkları, deniz ekosistemleri boyunca yayılan kirleticiler için bir tür «taşıyıcı» olarak değerlendiriyor.

İnsanlar için bir tehlike var mı?

Günümüzde bilim insanlarının, mikroplastik içeren balık tüketiminin insanlarda belirli hastalıklara yol açtığını ortaya koyan kesin kanıtları bulunmuyor. Ancak uzmanlar, uzun vadeli sonuçların hâlâ yeterince araştırılmadığı konusunda hemfikir.

Temel endişe, plastikten çok onun yüzeyinde birikebilen kimyasal maddeler ve kirleticilerle ilgili. Ayrıca mikroplastik, deniz canlılarının dokularına girebilir ve zamanla besin zinciri boyunca hareket edebilir.

Şimdi neler yapılabilir?

Çevreciler, mikroplastikle mücadelenin denizde değil karada başladığını belirtiyor. Tek kullanımlık plastiğin azaltılması, atıkların doğru şekilde bertaraf edilmesi, gereksiz ambalajdan vazgeçilmesi ve sahil temizliğine katılım, kirlilik miktarını önemli ölçüde azaltabilir.

Adalılar için bu sorun özellikle önem taşıyor. Adanın ekonomisi büyük ölçüde turizme, balıkçılığa ve deniz ortamının çekiciliğine bağlı. Kirlilik mevcut hızla artmaya devam ederse, sonuçlar yalnızca ekosistemi değil, ekonominin kilit sektörlerini de etkileyebilir.

Bugün mikroplastik, Akdeniz’in yeni çevresel gerçekliğinin bir parçası haline gelmiş durumda. Ve Kıbrıs’ın plajları hâlâ bölgenin en güzel plajları arasında yer alsa da, araştırmalar gözle görünmeyen plastik tehdidin suda, dip tortularında ve deniz canlılarında birikmeye devam ettiğini gösteriyor. Artık soru, sorunun var olup olmadığı değil; onu ne kadar hızlı durdurmanın mümkün olacağı.

Yorumlar (0)