Baklava uluslararası bir anlaşmazlığın konusu oldu: Türkiye ve Azerbaycan UNESCO’ya ortak başvuru yaptı
Türkiye ve Azerbaycan, baklava yapım geleneklerinin UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Miras Temsili Listesi’ne alınması için ortak başvuru yaptı. Başvuru onaylanırsa uluslararası tanınırlık, tatlının kendisine değil, onunla bağlantılı mutfak geleneklerine, zanaatkârlık becerilerine ve kültürel göreneklere verilecek.
UNESCO’nun bir yemeğin “menşe ülkesini” belirlemediğini ve herhangi bir devlete onun üzerinde münhasır haklar tanımadığını anlamak önemlidir. Kuruluş listeye tam olarak somut olmayan kültürel mirası — bilgi, gelenekler ve bunların kuşaktan kuşağa aktarılma biçimlerini — dahil eder.
Başvurunun gerekçesi, baklavanın kökeni etrafında yıllardır süren tartışmalar oldu. Yunanistan’da, tatlının öncülünün Bizans İmparatorluğu döneminde zaten var olduğuna ve Osmanlı İmparatorluğu ortaya çıkmadan çok önce yerel mutfak geleneğinin bir parçası olduğuna inanılıyor. Türk araştırmacılar ise modern baklavanın tam olarak XV–XVII. yüzyıllarda Osmanlı saray mutfağında şekillendiğini ve ardından tüm bölgeye yayıldığını savunuyor.
Öte yandan gastronomi tarihçilerinin çoğu, baklavanın kökeninin tek bir ülkeye mal edilemeyeceği konusunda hemfikir. Modern tarif, Bizans, Pers, Türk ve Orta Doğu kültürlerinin etkisiyle yüzyıllar boyunca oluştu. Bu nedenle bugün bu tatlının kendi versiyonları Türkiye, Azerbaycan, Yunanistan, Ermenistan, Balkan ülkeleri, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da bulunuyor.
Yalnızca tarifler değil, kullanılan malzemeler de farklılık gösteriyor. Türkiye’de en bilinen baklava, Antep fıstıklı Gaziantep baklavası; Yunanistan’da geleneksel olarak ceviz ve bal kullanılıyor, Azerbaycan’da ise safran, kakule ve çok sayıda ince hamur katıyla yapılan çeşitler popüler.
Türkiye’nin bu tatlıyla bağlantılı uluslararası bir tanınırlığa zaten sahip olduğunu belirtmek gerekir. 2013 yılında Gaziantep Baklavası, Avrupa Birliği’nde korumalı coğrafi işaret (PGI) olarak tescil edilen ilk Türk ürünü oldu. Ancak bu statü yalnızca Gaziantep bölgesinde üretilen baklavaya uygulanıyor ve tatlının kökenine ilişkin bir hüküm içermiyor.
UNESCO Komitesi’nin Türkiye ve Azerbaycan’ın ortak başvurusunu desteklemesi halinde, Somut Olmayan Kültürel Miras listesine baklava yapım gelenekleri dahil edilecek. Bu, diğer ülkelerin onu kendi ulusal mutfaklarının bir parçası olarak görme hakkını kaybedeceği anlamına gelmiyor; ancak Ankara ve Bakü için önemli bir kültürel ve diplomatik başarı olacaktır.
You may also be interested in:
- KKTC'de çalışmayan radarların yol açtığı zarar 600 milyon lirayı aştı
- Kuzey Kıbrıs sakinlerinin %85,6'sı ülkede işlerin yanlış yönde gittiğini düşünüyor — ARAŞTIRMA
- Beyin cerrahı Çağın Ozankaya, Viyana'daki derin beyin stimülasyonu kongresinde KKTC'yi temsil etti
- KKTC Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs’ta dönüşümlü cumhurbaşkanlığı modelini reddetti
- KKTC Başbakanı Üstel, ailelere destek projelerini 80 gün içinde sunma sözü verdi


Yorumlar (0)