554 metre derinlikte su altı operasyonu: Türk kurtarma ekipleri Filo Jet’te kaybolanları nasıl arıyor
Girne açıklarında hızlı yolcu gemisi Filo Jet’in batmasının üzerinden birkaç gün geçtikten sonra arama-kurtarma operasyonu tamamen yeni bir aşamaya geçti. Artık çalışmalar yalnızca deniz yüzeyinde yürütülmüyor: Türk Deniz Kuvvetleri uzmanları, uzaktan kumandalı su altı araçları kullanarak 554 metre derinlikte bulunan geminin gövdesini inceliyor.
Videoda, operatörün kurtarma gemisi TCG Alemdar’ın komuta merkezinden ROV’u — uzaktan kumandalı insansız su altı aracını — yönettiği görülüyor. Robotik teknoloji, uzmanların şu anda sıradan dalgıçların ulaşamayacağı derinlikte batan gemi üzerinde çalışmasına imkân sağlıyor.
554 metre derinlik operasyonun niteliğini neden temelden değiştiriyor
Filo Jet’in kaza yeri, profesyonel dalgıçların olağan çalışma kapasitesinin çok daha altında bulunuyor. Bu derinlikte insan faktörü, basınç ve uzun süreli dekompresyon gerekliliği, dalgıçların doğrudan bulunmasını son derece zor ve tehlikeli hâle getiriyor.
Bu nedenle asıl yük robotik sistemlerin üzerine düşüyor. Anadolu’nun aktardığına göre ROV, 1000 metreye kadar derinlikte çalışabiliyor; kameralarla ve nesneleri kavrayarak yüzeye çıkarabilen bir manipülatörle donatılmış durumda. Aracın kaldırabildiği yükün azami ağırlığı yaklaşık 135 kilogram.
Bu, robotun yalnızca bir kamera olarak kullanılmadığı anlamına geliyor. Görevi, derinlikte kurtarma ekiplerinin adeta “eli” olmak: gemi gövdesini incelemek, batan geminin erişilebilen bölümlerine girmek, insanları ve nesneleri tespit etmek ve bunların yüzeye çıkarılmasına yardımcı olmak.
Operasyonda aynı anda birden fazla özel sistem kullanılıyor
Operasyonun kilit gemileri TCG Alemdar ve TCG Işın oldu. Anadolu’nun aktardığına göre bölge 9 gemi ve 11 hava aracı tarafından taranıyor. Çalışmalar günün 24 saati sürüyor.

TCG Işın en önemli görevlerden birini üstleniyor — deniz tabanını incelemek ve nesnelerin konumunu belirlemek. Gemi, 1000 metreye kadar derinlikteki nesneleri tespit edebilen bir yan taramalı sonar ile donatılmış durumda; çok ışınlı iskandil ise deniz tabanının yapısını 3000 metreye kadar derinlikte ayrıntılı biçimde taramaya imkân veriyor.
Bu tür operasyonlarda yalnızca geminin gövdesini bulmak değil, konumunu ve durumunu kesin olarak belirlemek de büyük önem taşıyor. Yarım kilometreden daha fazla derinlikte görüş sınırlı olabilir; ayrıca gövdeye yönelik her türlü işlem, gemiye zarar vermemek ve potansiyel olarak önemli kanıtları kaybetmemek için son derece hassas biçimde gerçekleştirilmelidir.
Ayrı bir görev — “kara kutunun” aranması
Uzmanlar eş zamanlı olarak Filo Jet’in uçuş kayıt cihazını bulup çıkarmaya da çalışıyor. Bu, felaketin nedenlerinin soruşturulması açısından büyük önem taşıyabilir.

Cihaz sağlam kaldıysa ve üzerindeki bilgiler okunabilir durumdaysa, soruşturmacılar geminin kazadan hemen önceki çalışmasına ilişkin verilere doğrudan ulaşabilir. Bu bilgiler, hayatta kalanların ifadeleri, gövdenin durumu ve su altı incelemesinin sonuçlarıyla birlikte, batmadan önceki son dakikalarda yaşanan olayların sırasını yeniden ortaya koymaya yardımcı olabilir.
Ancak şu noktanın altını çizmek önemli: Geminin derinlikte bulunmuş olması, kazanın nedeninin belirlendiği anlamına gelmiyor. Şu aşamada resmî materyaller soruşturmanın devam ettiğini gösteriyor.
Filo Jet’in son dakikaları hakkında neler biliniyor
Filo Jet, Girne ile Türkiye’nin Mersin ilindeki Taşucu arasında sefer yapıyordu. Gemi 30 Ağustos günü öğle saatleri civarında Girne’den ayrıldı. Limandan çıktıktan kısa süre sonra pruva bölümünden su almaya başladı ve geri dönmeye çalıştı; ancak battı.
İlk su alma sürecinin koşulları, soruşturmanın başlıca sorularından biri olmayı sürdürüyor. Reuters daha önce hayatta kalanların, gemi hızla su almaya başlamadan önce olağandışı hareketler ve şiddetli bir darbe yaşandığını anlattığını bildirmişti. Bununla birlikte, ilk haberlerin yayımlandığı sırada kazanın resmî nedeni henüz belirlenmemişti.
Dolayısıyla su altı operasyonu yalnızca insanların aranması açısından önem taşımıyor. Operasyon, hasarın tam olarak nerede oluştuğunu, su almanın ne kadar hızlı yayıldığını ve kazadan sonra gemi gövdesinin ne durumda olduğunu belirleme fırsatı sağlayabilir.
ROV görüntüleri soruşturma açısından neden önemli
Anadolu tarafından yayımlanan video, her şeyden önce yüzeydeki kurtarma gemilerini değil, derinlikteki operasyonun doğrudan teknolojik boyutunu ilk kez göstermesi bakımından ilgi çekiyor.
Bu tür materyaller deniz kazası soruşturmaları için büyük önem taşıyor: Geminin gövdesinin, hasarların ve çevresindeki deniz tabanı bölümünün görsel kaydı, daha sonra sonar verileri, mürettebat ve yolcuların ifadeleri ve teknik inceleme sonuçlarıyla karşılaştırılabilir.
Bundan sonra ne olacak
Bu aşamada kurtarma ekiplerinin önünde iki görev bulunuyor: kayıp insanları bulmak ve batan gemiyi mümkün olduğunca kapsamlı biçimde incelemek. 4 Eylül itibarıyla 12 kişinin hayatını kaybettiği ve 16 kişinin kayıp olduğu bildirilmişti; arama çalışmaları devam ediyordu.
Üstelik 554 metre derinlikteki çalışma, sıradan bir dalış araması değil. Bu, sonar, çok ışınlı tarama, gemilerin dinamik konumlandırılması ve robotik su altı araçlarının aynı anda kullanıldığı karmaşık bir mühendislik operasyonu.
Bu nedenle TCG Alemdar’ın güvertesinden yayımlanan görüntüler yalnızca trajedinin belgesel niteliğindeki kroniği olarak önem taşımıyor. Görüntüler, kaza yeri deniz yüzeyinin yarım kilometreden daha fazla altında bulunduğunda insanların ve kanıtların aranmasının ne kadar karmaşık hâle geldiğini gösteriyor.
Filo Jet’in batma nedenlerine ilişkin kesin bir açıklama henüz bulunmuyor. Başlıca yanıtların, gemi gövdesinin su altı incelemesi tamamlandıktan, bulunan nesneler analiz edildikten ve kayıt cihazı çıkarılıp okunabilirse verileri incelendikten sonra ortaya çıkması bekleniyor.
You may also be interested in:
- KKTC'de çalışmayan radarların yol açtığı zarar 600 milyon lirayı aştı
- Kuzey Kıbrıs sakinlerinin %85,6'sı ülkede işlerin yanlış yönde gittiğini düşünüyor — ARAŞTIRMA
- Beyin cerrahı Çağın Ozankaya, Viyana'daki derin beyin stimülasyonu kongresinde KKTC'yi temsil etti
- KKTC Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs’ta dönüşümlü cumhurbaşkanlığı modelini reddetti
- KKTC Başbakanı Üstel, ailelere destek projelerini 80 gün içinde sunma sözü verdi


Yorumlar (0)