Lefkoşa, CY
26°C
10.8 m/s
53%

Nörobilimciler, gelecekteki bir demans salgını riski nedeniyle alarm veriyor

18.06.2026 / 08:47
News Category

ChatGPT’ye her konuda başvurma alışkanlığı bir gün beynimize zarar verebilir mi? Yapay zekânın hızla yayılmasıyla birlikte bilim insanları bu soruyu giderek daha sık soruyor. Yeni tartışma dalgasına, nörobilimci ve bilişsel bilim uzmanı Vivienne Ming’in verdiği röportaj yol açtı; Ming, düşünsel emeğin aşırı ölçüde sinir ağlarına devredilmesinin, beynin demansa karşı en önemli savunma mekanizmalarından birini zayıflatabileceği uyarısında bulundu.

Bilim insanlarını tam olarak ne korkutuyor

Ming’e göre sorun, yapay zekânın doğrudan Alzheimer hastalığına ya da demansın diğer türlerine yol açması değil. Tehlike, sözde “kronik düşünce ikamesi”nde yatıyor; yani kişinin görevleri giderek daha az kendi başına çözüp bunları daha sık algoritmalara devretmesi durumunda.

Beyin “kullan ya da kaybet” ilkesine göre çalışır. Belirli bilişsel beceriler uzun süre kullanılmadığında, ilgili sinir ağları zamanla zayıflar. Bu özellikle hafıza, odaklanma becerisi, eleştirel düşünme ve mekânsal yön bulma için geçerlidir.

Bilim insanları, beynin yaşa bağlı değişimlere daha uzun süre direnmesine yardımcı olan koruyucu mekanizmaya bilişsel rezerv adını veriyor. Araştırmalar, yüksek bilişsel rezerve sahip kişilerin, rezervi daha düşük olanlara kıyasla demans geliştirme riskinin yaklaşık %35 daha düşük olduğunu gösteriyor. Bu rezerv, yıllar boyunca öğrenme, zihinsel çalışma, okuma, problem çözme ve sürekli zihinsel aktivite sayesinde oluşur.

MIT araştırması ne gösterdi

Son yılların en çok tartışılan çalışmalarından biri, MIT Media Lab uzmanlarının “Your Brain on ChatGPT” başlıklı araştırması oldu. Deneyde 54 kişi yer aldı ve üç gruba ayrıldı: bazıları denemeleri kendi başına yazdı, bazıları arama motorlarını kullandı, üçüncü grup ise ChatGPT’den yararlandı. Çalışma sırasında beyin aktivitesi elektroensefalografi ile ölçüldü.

Sonuçlar beklenmedikti:

— ChatGPT kullanıcılarında en zayıf nöral aktivite gözlendi;

— beyin bağlantıları diğer katılımcılara kıyasla daha az belirgindi;

— katılımcıların yaklaşık %83’ü, az önce yazdıkları metinden tek bir cümleyi bile yeniden aktaramadı;

— birçok kişi, kendi çalışmalarına ait yazarlık hissinin daha zayıf olduğunu belirtti.

Araştırmanın yazarları bu etkiyi “bilişsel borç” olarak adlandırdı; kişi hızlı sonuç elde ediyor, ancak bunun bedelini beynin öğrenme ve hatırlama sürecine daha az katılmasıyla ödüyor.

Ancak önemli bir not var

Sansasyonel başlıklara rağmen bilim insanları, ChatGPT kullanımının demansa yol açtığına dair henüz bir kanıt olmadığını vurguluyor. MIT çalışması ön bilimsel bir çalışma, yani bir ön baskıydı; ayrıca bazı uzmanlar daha sonra metodolojinin sınırlamalarına ve örneklem büyüklüğünün küçük olmasına dikkat çekti.

Bu nedenle, “yapay zekâ Alzheimer hastalığına neden oluyor” yönündeki açıklamalar şimdilik abartı olarak değerlendiriliyor. Ancak uzmanlar başka bir noktada hemfikir: Bir kişi hafızasını çalıştırmayı, bilgiyi analiz etmeyi ve zihinsel görevleri kendi başına çözmeyi sistematik biçimde bırakırsa, bu durum uzun vadede bilişsel yetileri potansiyel olarak zayıflatabilir.

En büyük sorun genç kuşak

Özellikle günümüzün okul çağındaki çocuklarının ve öğrencilerinin yapay zekâyı erken yaşta kullanmaya başlaması endişe yaratıyor. Önceki kuşaklar önce yazmayı, saymayı ve analiz etmeyi kendi başlarına öğrendi, ardından dijital yardımcılarla tanıştı; ancak bugün birçok genç, sinir ağlarını görev çözmek için ana araç olarak görüyor.

Böyle bir alışkanlık onlarca yıl boyunca yerleşirse, sonuçlar ancak 30–40 yıl sonra ortaya çıkabilir. İşte bu yüzden nörobilimciler, teknoloji insanların günlük alışkanlıklarını yeni yeni değiştirmeye başlarken, yapay zekânın beyin üzerindeki etkisinin şimdiden incelenmesi gerektiğini söylüyor.

Sonuç

Şimdilik yapay zekâ, bir tehditten çok bir araç olmaya devam ediyor. Ancak araştırmacılar uyarıyor: Onu bir yardımcı olarak kullanırsanız, insanın kapasitesini güçlendirir. Fakat düşünmeyi, hafızayı ve karar vermeyi bütünüyle ona bırakırsanız, beyin milyonlarca yıllık evrim boyunca oluşan becerilerini yavaş yavaş kaybedebilir. Ve bugün nörobilimciler arasında giderek artan kaygıya yol açan da tam olarak budur.

Görünüşe göre asıl soru artık yapay zekânın ne kadar akıllı olacağı değil, bizim ne kadar akıllı kalacağımızdır.

Yorumlar (0)