En sevdiğiniz blog yazarı bir yapay zekâ olabilir: markaların yeni yöntemi ortaya çıktı
The Guardian’ın soruşturması, reklam piyasasının fark edilmeden yeni bir döneme girdiğini ortaya koydu. Giderek daha fazla şirket, insan kadrajda hiç var olmamış olsa bile, ürünlerini tamamen yapay zekâ tarafından oluşturulmuş influencer’lar aracılığıyla tanıtıyor. Dahası, birçok ajans ve taşeron, bu tür reklam kampanyalarından kimsenin söz etmemesi için gizlilik anlaşmaları (NDA) imzalıyor.
Sistem nasıl işliyor
Çok değil, daha düne kadar markalar gerçek blogger’larla çalışıyordu: stüdyo kiralıyor, fotoğrafçı, kameraman, makyaj sanatçısı ve kurgu uzmanı tutuyordu. Bugün bunların hepsi, modern üretken yapay zekâlara erişimi olan tek bir kişiyle değiştirilebiliyor.
Soruşturmaya göre ajanslar ya tamamen yeni dijital karakterler yaratıyor ya da mevcut model ve blog yazarlarının yapay zekâ kopyalarını üretiyor. Ardından markalar için, sıradan kullanıcı içeriği (UGC) gibi görünen reklamlar hazırlıyorlar: yorumlar, kutu açılışları, seyahat hikâyeleri ya da «gündelik hayattan» videolar. İzleyici için bu videolar gerçek olanlardan neredeyse ayırt edilemiyor.
Şirketler neden buna yöneliyor
Yanıt oldukça basit — para.
Eksiksiz bir reklam çekimi on binlerce dolara mal olabilir. Uzman ekibin ücretini, mekân kiralamasını, lojistiği, model ücretlerini ve sonradan yapılacak işleme masraflarını ödemek gerekir.
Yapay zekâ benzer bir sonucu kelimenin tam anlamıyla birkaç saat içinde sunabiliyor. Oyuncu aramak, programları ayarlamak, modellerin hastalanması yüzünden endişelenmek ya da çekimleri ertelemek gerekmiyor. Dijital karakter her zaman hazırdır, ücret artışı talep etmez ve bir skandala da karışmaz.
Bu yüzden birçok şirket yapay zekâyı yalnızca reklam fikirlerini test etmek için değil, tam kapsamlı pazarlama kampanyaları için de kullanıyor. Örneğin iç mekân tasarımı uygulaması geliştiricisi Maket, hizmetlerini tanıtırken gerçekten de yapay zekâ influencer’larıyla denemeler yaptığını kabul etti.
Her şey gizli tutuluyor
Soruşturmanın en tartışmalı kısmı tam da bu gizlilik meselesi.
Yapay zekâ içeriği üreten kişiler The Guardian’a, müşterilerin yapay zekâ kullanımını ifşa etmeyi yasaklayan NDA’lar imzalamayı talep ettiklerini anlattı.
Dijital karakter üretim uzmanı Clarissa Mansfield’a göre bazı büyük markalar artık içeriğin yüzde 40–60’ını doğrudan üretken yapay zekâ yardımıyla alıyor. Buna karşın şirketler kamuoyunda videoların sıradan insanlar tarafından çekildiği izlenimini vermeyi tercih ediyor.
Neden endişe yaratıyor
Sorun sadece reklam karakterlerinin gerçek olmaması değil.
Asıl tehlike, gerçek insanlar ile dijital avatarlar arasındaki çizginin silinmesi. Kullanıcı Instagram ya da TikTok’u açıyor, bir ürünü içtenlikle tavsiye eden «normal bir insan» görüyor ve bu kişinin bütünüyle bir algoritma tarafından yaratıldığından habersiz kalıyor.
Britanya merkezli Which? kuruluşunun araştırması durumu daha da ağırlaştırıyor: insanların yaklaşık yüzde 70’i gerçek videolar ile üretilmiş olanları doğru şekilde ayırt edemedi. Bu da, kullanıcıların büyük bölümünün artık ekranın diğer tarafında kimin olduğunu kendi başına belirleyemediği anlamına geliyor.
Yasa teknolojiye henüz yetişemiyor
Birleşik Krallık’ta böyle reklamlara özel etiketleme zorunluluğu henüz yok. Reklam düzenleyicisi ASA, reklam tüketicileri yanıltmadığı sürece yapay zekâ kullanımının tek başına yasak olmadığını söylüyor.
Avrupa Birliği ülkelerinde ise tablo değişmeye başlıyor. Ağustos 2026’dan itibaren yürürlüğe girecek AI Act hükümleri, yapay zekâ tarafından üretilen görüntülerin, videoların ve benzeri içeriklerin işaretlenmesini zorunlu kılıyor. Ancak bu kuralların ne kadar etkili olacağı henüz test edilmek zorunda.
Gelecek için ne anlama geliyor
Yapay zekâ influencer’ları hikâyesi artık tek tük şirketlerin deneyi değil, piyasada yeni bir eğilim. İş dünyası için bu, maliyetlerde keskin bir düşüş ve neredeyse sonsuz miktarda reklam üretme imkânı anlamına geliyor. Kullanıcılar içinse gerçek tavsiyeyi dijital simülasyondan ayırt etmenin giderek zorlaşması demek.
Eskiden soru şu şekilde soruluyordu: «Bu blog yazarı gerçekten bu ürünü kullanıyor mu?» Şimdi ise yeni bir soru ortaya çıkıyor: **«Peki bu blog yazarı gerçekten var mı?»**
You may also be interested in:
- Paphos bölgesinde yarış motosikleti kullanan 16 yaşındaki genç hayatını kaybetti
- Germasogeia’da yaklaşık on kişi kuryeye saldırdı, dört kişi gözaltına alındı
- Limassol'da yeni bir gökdelen dalgası başlıyor; en yüksek yapı 181 metrelik AURA olacak
- Kıbrıs’ta turizmde yıl sonuna kadar yaklaşık %5 düşüş bekleniyor
- DİKO lideri, Great Sea Interconnector projesi nedeniyle Kıbrıs Maliye Bakanı’nın istifasını istedi


Yorumlar (0)